Doğaya Dönüş Koleksiyonu: Doğal Malzemelerle Zamansız Mobilyalar
Doğaya dönmek, şehirden uzaklaşmakla başlamaz. Bazen yalnızca evde neye yer açtığımızı
yeniden düşünmekle başlar: Gerçek bir ağacın dokusuna, gün ışığında değişen doğal renklere, elle biçimlendirilmiş bir yüzeye ve yıllar geçtikçe değerini kaybetmek yerine karakter kazanan eşyalara…
HAMM Doğaya Dönüş Koleksiyonu, doğayı bir dekorasyon teması olarak kullanmıyor. Yaprak desenleriyle, yapay yeşillerle ya da geçici bir eğilimle yetinmiyor. Koleksiyon; masif meşenin damarını, doğal kumaşların dokusunu, yalın formları ve el işçiliğinin izini görünür bırakan daha dürüst bir mobilya anlayışından doğuyor.
Bony Berjer’den Mama Sallanan Koltuk’a, farklı renk ve dokulardaki puflardan masif meşe çalışma alanlarına uzanan bu seçki; evde daha sakin, daha doğal ve daha uzun ömürlü bir yaşam kurma fikrini taşıyor.
Ürünler
Puf modelleri: Küçük ölçekte özgür kullanım
Doğaya Dönüş Koleksiyonu’ndaki farklı renk, çap ve dokulara sahip puf modelleri;
kayaların, toprağın ve gökyüzünün sakin paleti içinde küçük renk noktaları gibi
görünür.
Mama Sallanan Koltuk: Evin ritmini yavaşlatan tasarım
Doğallık renksizlik değildir. Güneşten, topraktan ve bitkilerden gelen tonlar; doğru ölçüde kullanıldığında eve enerji verir. Mama Sallanan Koltuk, okuma
köşesinde, salonun sakin bir bölümünde kişisel bir dinlenme alanı kurar.
Doğal görünen ile gerçekten doğal olan arasındaki fark
Bir mekânı doğal göstermek kolaydır. Ahşap görünümlü yüzeyler, bej tonları ve
birkaç bitki kısa sürede benzer bir atmosfer yaratabilir. Fakat gerçek doğallık
görüntünün ötesindedir. Dokunulduğunda malzemenin hissedilmesi ve ürünün yaş aldıkça kimliğini koruması gerekir.
Masif meşe çalışma alanı: Üretmek için daha sakin bir zemin
Masif meşe çalışma masası ile ahşap sandalyenin yalın birlikteliği, işlevi malzemenin önüne geçirmeden sakin bir üretim alanı kurar. Böyle bir masa yalnızca ev ofisinde değil; antrede yazı masası, yatak odasında çalışma köşesi ya da yaşam alanında çok amaçlı bir yüzey olarak da kullanılabilir.
Evin doğası, içinde yaşayanlarla tamamlanır
İyi bir ev kusursuz görünmek zorunda değildir. Kullanıldıkça iz taşır, eşyalar yer
değiştirir, kumaşlar yumuşar ve ahşap zamanla yeni bir tona kavuşur. Asıl
değer, evin ilk günkü hâlini dondurmakta değil; yaşarken güzelleşmesine izin
vermektedir.
Doğaya Dönüş Koleksiyonu; daha çok eşya değil, daha doğru eşya önerir.
Masif meşe, doğal kumaşlar, el işçiliği ve yalın formlar üzerinden daha sakin, daha
dayanıklı ve daha kişisel yaşam alanları kurmaya davet eder.
Tümünü Keşfet
Mama Sallanan Koltuk , Meşe , Griffon
Mon Sandalye , Meşe , Keten Yağlı
Ren Sandalye , Beyaz Amerikan Cilalı
PLUS SANDALYE
Davul Puf , 45 cm , Atobe
Davul Puf, 45 cm , Santa Glory
Davul Puf , 60 cm , Atobe
Bony Berjer , Küllü Meşe , Atobe
DOĞAYA DÖNÜŞ KOLEKSİYONU
Doğaya Dönüş Koleksiyonu: Doğal Malzemelerle Zamansız Mobilyalar
Doğaya dönmek, şehirden uzaklaşmakla başlamaz. Bazen yalnızca evde neye yer açtığımızı
yeniden düşünmekle başlar: Gerçek bir ağacın dokusuna, gün ışığında değişen doğal renklere, elle biçimlendirilmiş bir yüzeye ve yıllar geçtikçe değerini kaybetmek yerine karakter kazanan eşyalara…
HAMM Doğaya Dönüş Koleksiyonu, doğayı bir dekorasyon teması olarak kullanmıyor. Yaprak desenleriyle, yapay yeşillerle ya da geçici bir eğilimle yetinmiyor. Koleksiyon; masif meşenin damarını, doğal kumaşların dokusunu, yalın formları ve el işçiliğinin izini görünür bırakan daha dürüst bir mobilya anlayışından doğuyor.
Bony Berjer’den Mama Sallanan Koltuk’a, farklı renk ve dokulardaki puflardan masif meşe çalışma alanlarına uzanan bu seçki; evde daha sakin, daha doğal ve daha uzun ömürlü bir yaşam kurma fikrini taşıyor.
Doğaya dönmek geçmişe dönmek değildir
Doğaya dönüş, teknolojiden ya da çağdaş yaşamdan vazgeçmek değildir. Tam tersine, hızlı tüketimin ortasında daha bilinçli seçimler yapabilmektir. Bir mobilyayı yalnızca bugünkü görünümüne göre değil; on yıl sonra nasıl yaşlanacağına, bakım görüp göremeyeceğine ve evin değişen ihtiyaçlarına uyum sağlayıp sağlayamayacağına göre değerlendirmektir.
Bu yüzden doğal mobilya, yalnızca açık renk ahşap kullanılan bir görünüm değildir. Malzemenin gerçekliği, üretimin niteliği, formun işlevi ve ürünün kullanım ömrü birlikte düşünülmelidir. İyi tasarlanmış bir eşya doğayla bağ kurarken gündelik hayatı zorlaştırmaz; bulunduğu mekâna sakinlik, sıcaklık ve süreklilik kazandırır.
HAMM Doğaya Dönüş Koleksiyonu’nun temelinde de bu fikir bulunur: Daha az ama daha iyi eşya; daha doğal ama daha rafine yüzeyler; zamana uyum sağlayan ama modaya
teslim olmayan tasarımlar.
Doğal görünen ile gerçekten doğal olan arasındaki fark
Bir mekânı doğal göstermek kolaydır. Ahşap görünümlü yüzeyler, bej tonları ve birkaç bitki kısa sürede benzer bir atmosfer yaratabilir. Fakat gerçek doğallık görüntünün ötesindedir. Dokunulduğunda malzemenin hissedilmesi, yüzeyin kendine özgü damarlar taşıması ve ürünün yaş aldıkça kimliğini koruması gerekir.
Masif meşe: Her parçada farklı bir iz
Masif meşe mobilya, ağacın doğal renk geçişlerini ve damar yapısını saklamaz. Bu nedenle iki ürün birbirinin kusursuz kopyası değildir. Küçük ton farklılıkları, budaklar ve doku geçişleri üretim hatası değil; malzemenin gerçekliğinin parçasıdır.
Meşe; sağlamlığı, sıcak dokusu ve farklı yüzey uygulamalarına uyum sağlaması sayesinde çalışma masası, sandalye, berjer iskeleti ve sallanan koltuk gibi farklı ürün gruplarında güçlü bir temel oluşturur. Doğru bakım gördüğünde uzun yıllar kullanılabilir, yüzeyi yenilenebilir ve evin değişen dili içinde yeniden konumlandırılabilir.
Doğal kumaşlar: Görmek kadar dokunmak da önemlidir
Keten, keten görünümlü dokular ve bukle kumaşlar; doğal ev dekorasyonunda yalnızca renkleriyle değil, yüzey karakterleriyle de önem taşır. Işığı sert biçimde yansıtmak yerine yumuşatır, ahşabın sıcaklığıyla dengeli bir birliktelik kurar ve oturma alanlarını daha davetkâr hâle getirir.
Doğal bir renk paleti yalnızca krem ve bejden oluşmak zorunda değildir. Ormanın yeşili, toprağın kızılı, güneşin sarısı ve taşın grisi; doğru malzemelerle birleştiğinde mekâna geçici bir vurgu değil, canlı ve dengeli bir karakter kazandırır.
El işçiliği: Kusursuzluk değil, karakter
Endüstriyel üretim her parçayı birbirine benzetmeye çalışır. El işçiliği ise malzemeyi dinler. Ağacın yönü, birleşimlerin dengesi, döşemenin formu ve yüzeyin dokusu;
usta eliyle tek tek değerlendirilir.
Bu yaklaşım mobilyayı yalnızca bir kullanım nesnesi olmaktan çıkarır. Tasarım, malzeme ve zanaat aynı üründe buluştuğunda ortaya modası geçecek bir eşya değil; yaşadıkça hikâye biriktirecek bir parça çıkar.
Biyofilik tasarım: Doğayla bağı evin içinde sürdürmek
Biyofilik tasarım, insanın doğayla kurduğu bağı iç mekânda güçlendirmeyi amaçlayan bir
yaklaşımdır. Bunun için evi bitkilerle doldurmak şart değildir. Gün ışığını
çoğaltmak, doğal malzemeleri görünür bırakmak, organik formlara yer vermek, dışarıdaki manzarayla ilişki kurmak ve dokunsal çeşitlilik yaratmak da bu yaklaşımın parçalarıdır.
Doğaya Dönüş Koleksiyonu’ndaki masif ahşap yüzeyler, yumuşak döşemeler, yuvarlatılmış çizgiler ve sakin oranlar; evde daha duyusal ve dengeli bir atmosfer kurulmasına yardımcı olur. Mobilya doğanın yerini almaya çalışmaz; onunla kurduğumuz ilişkiye alan açar.
Doğaya Dönüş Koleksiyonu’nun öne çıkan tasarımları
Bony Berjer: Masif meşe ile yumuşak formun dengesi
Bony Berjer, masif meşe iskeletin belirgin çizgilerini yumuşak ve davetkâr bir oturumla bir araya getirir. Ahşabın taşıyıcı karakteri gizlenmez; kolçaklardan ayaklara uzanan akış tasarımın esas parçası hâline gelir.
Küllü meşe yüzey ve bukle kumaş seçeneği, doğal tonları tekdüze bir bej dünyasına hapsetmeden sakin bir derinlik yaratır. Bony; salonda tekli koltuk, yatak odasında dinlenme berjeri ya da pencere önünde okuma koltuğu olarak kullanılabilir. Güçlü silueti sayesinde tek başına karakter taşırken, yalın oranları farklı mobilyalarla kolayca eşleşir.
Mama Sallanan Koltuk: Evin ritmini yavaşlatan tasarım
Mama Sallanan Koltuk: Evin ritmini yavaşlatan tasarım
Mama Sallanan Koltuk, sallanma hareketini çağdaş bir form ve masif meşe işçiliğiyle yeniden yorumlar. Ahşap çerçevenin çevrelediği minderler bedeni sararken, tasarımın hafif görünümü mekânda gereksiz bir ağırlık yaratmaz.
Sarı keten dokunun doğal meşeyle birlikteliği, koleksiyonun renk anlayışını özetler: Doğallık renksizlik değildir. Güneşten, topraktan ve bitkilerden gelen tonlar; doğru ölçüde kullanıldığında eve enerji verir. Mama Sallanan Koltuk, okuma köşesinde, çocuk odasında, yatak odasında ya da salonun sakin bir bölümünde kişisel bir dinlenme alanı kurar.
Puf modelleri: Küçük ölçekte özgür kullanım
Puf, evin en serbest mobilyalarından biridir. Gerektiğinde oturma elemanı, ayak uzatma alanı, yan sehpa ya da dekoratif bir vurgu olarak kullanılabilir. Bu çok yönlülük, az eşya ile daha işlevli bir ev kurmak isteyenler için önemlidir.
Doğaya Dönüş Koleksiyonu’ndaki farklı renk, çap ve dokulara sahip puf modelleri; kayaların, toprağın ve gökyüzünün sakin paleti içinde küçük renk noktaları gibi görünür. Davul Puf’un yuvarlak formu ve kolay taşınabilen yapısı, oturma odasından yatak odasına kadar farklı alanlarda yeniden kullanılmasına imkân verir.
Doğal ev dekorasyonu nasıl yapılır?
Doğal bir ev kurmak için her şeyi değiştirmek gerekmez. Önce mekânın ışığını, mevcut malzemelerini ve gerçekten ihtiyaç duyulan işlevleri görmek gerekir. Ardından birkaç temel ilkeyle daha dengeli bir bütün oluşturulabilir:
1. Malzemeyi taklit etmek yerine
gerçeğine yer verin. Masif ahşap, doğal taş ve dokulu kumaşlar küçük ölçekte bile mekânın hissini değiştirir.
2. Renk paletini yalnızca beje
bırakmayın. Toprak, zeytin yeşili, kiremit, hardal, taş grisi ve doğal ahşap tonları birlikte daha yaşayan bir atmosfer kurar.
3. Mobilyaların çevresinde nefes
alan boşluklar bırakın. Doğal dekorasyon kalabalıkla değil, malzemenin görünmesine izin veren doğru yerleşimle güçlenir.
Gün ışığını perdelemeyin. Açık dokulu perdeler, doğru ayna yerleşimi ve
daha az yüksek mobilya ışığın evin içinde dolaşmasına yardımcı olur
Sürdürülebilir mobilya seçerken gerçekten neye bakılmalı?
Sürdürülebilir mobilya yalnızca “doğal görünümlü” ya da “çevreci” olarak tanıtılan ürün değildir. En önemli ölçütlerden biri kullanım ömrüdür. Kısa sürede bozulan, onarılamayan veya birkaç sezon sonra işlevini kaybeden bir ürünün doğal renkte olması tek başına yeterli değildir.
Daha bilinçli bir seçim için malzemenin açıkça belirtilmesine, birleşim ve işçilik
kalitesine, yüzeyin bakım görebilmesine, kumaşın değiştirilebilirliğine, ürünün
zamansızlığına ve markanın satış sonrası yaklaşımına bakılmalıdır.
Onarılabilen, yeniden döşenebilen ve farklı mekânlarda kullanılabilen
tasarımlar kaynakların daha uzun süre değerlendirilmesine katkı sağlar.
HAMM’ın “Kullanıp atılmaz. Miras bırakılır.” yaklaşımı tam olarak bu uzun ömür fikrine dayanır. Amaç kusursuz kalacak eşyalar üretmek değil; yaş aldığında da değerini ve kullanılma isteğini koruyan mobilyalar tasarlamaktır.
Evin doğası, içinde yaşayanlarla tamamlanır
İyi bir ev kusursuz görünmek zorunda değildir. Kullanıldıkça iz taşır, eşyalar yer değiştirir, kumaşlar yumuşar ve ahşap zamanla yeni bir tona kavuşur. Asıl değer, evin ilk günkü hâlini dondurmakta değil; yaşarken güzelleşmesine izin vermektedir.
Doğaya Dönüş Koleksiyonu; daha çok eşya değil, daha doğru eşya önerir. Masif meşe, doğal kumaşlar, el işçiliği ve yalın formlar üzerinden daha sakin, daha dayanıklı ve daha kişisel yaşam alanları kurmaya davet eder.